24 Ağustos 2016 Çarşamba

Gelinleri serinleten uygulama

Düğün mevsimi açılıyor, birbirinden güzel gelinler en güzel olmak için, damatlar ise en yakışıklı olmak için şıklık yarışına giriyor. 

Düğün günü yaklaştıkça, istediği forma kavuşamayan, yoğun çalışma temposu içinde olan, hazırlıkların stresinden bunalan ve tüm bunların yanı sıra kilo vermek isteyen gelin ve damat adaylarının içini Cooltech teknolojisi serinletiyor.

Gelin ve damat adaylarının en özel günü olan düğünlerde, gelinler için en önemli konuyu düğün öncesi bakım ve zayıflama oluşturuyor. Karın, kalça, bel ve kol gibi kilo probleminin yoğun olduğu bölgelerdeki yağlardan kısa sürede kurtulabileceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Medikal Estetik Doktoru Emre Çiçek, gelin adaylarının yağları dondurma yöntemiyle pratik bir şekilde zayıflayabildiğinin altını çiziyor. 

Üst ve alt karın bölgeleri, basenler, bel yanları, sırt bölgesi ve iç bacaklarda çok başarılı sonuçlar alındığını belirten Dr. Emre Çiçek “Bilimsel çalışmaların sonucuna göre uygulama sonrasında yağda % 25-40 azalma sağlanmaktadır. Müşteri memnuniyeti ise % 80-90 civarındadır. 1 seansta 6-12 cm’ e varan incelme görülüyor. Sadece bir uygulamanın ardından 3 ay sonra yapılan ölçümlerde ortalama olarak karın (abdominal) bölge yağ kalınlığında 4.8 cm azalma olduğu tespit edilmiştir. Karın (abdominal) bölgeye yapılan 2 uygulamadan 3 ay sonraki ölçümlerde ise incelmenin 6.4 cm olduğu belirlenmiştir” dedi.

Bu yöntemin kas üstü yağ tabakasını hedef alarak çevre dokulara zarar vermeden yağ hücrelerini yok ettiğini söyleyen Dr. Emre Çiçek, uygulamayı takip eden iki ay içerisinde yağ hücrelerinin parçalandığını ve tamamen doğal yollarla vücuttan atıldığını belirtiyor. Bu tedaviyle gelin adaylarının uzun süredir veremediği bölgesel yağlardan ve kilolardan Cooltech ile kurtularak formuna kavuşabildiğini sözlerine ekliyor.

Uygulamanın ortalama bir saat sürdüğünü dile getiren Dr. Emre Çiçek, ilk uygulamadan 15 gün sonra olumlu etkilerinin görülmeye başladığını söyleyerek genellikle bir seanslık uygulamanın yeterli olduğunu ifade ediyor.
Hiçbir cerrahi müdahale olmaksızın cildin altındaki yağ hücrelerine ulaşılabildiğine değinen Dr. Emre Çiçek, uygulama sırasında ve sonrasında hastanın bir ağrı hissetmediğini sözlerine ekliyor.

7 Ağustos 2014 Perşembe

Aldığımız kilolar bizi depresyona mı sürüklüyor?

Kış aylarında soğuk hava şartları nedeniyle daha hareketsiz yaşantımız olması, enerji değeri yüksek yiyecek ve içeceklerle beslenmemiz gibi nedenler kilo alımını kolaylaştırıyor. Fazla kilolar ise, depresyonu tetikleyen bir unsur olarak öne çıkıyor ve psikolojimizi olumsuz yönde etkiliyor. Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Dr. Mehmet Yavuz, konuyla ilgili görüşlerini ve yapılması gerekenleri paylaşıyor.

Kilo alımı ve depresyon arasındaki ilişki
Yanlış beslenme alışkanlıkları, iş stresi ve benzer birçok problem ile kilo alımı hızlı olarak gerçekleşebilir. Alınan kilolar ise fiziki ve ruhsal birçok probleme yol açar. Fazla kilolar, başlı başına yoğun bir anksiyete nedenidir. Kilo alma depresyona neden olabileceği gibi depresyonda olma da kilo almayı beraberinde getirir. Bu, kişilerde hayatı etkisi altına alan bir kısır döngü oluşturur.

Kilo alımının nedenleri irdelenmeli
Yemek yeme kadınlarda rahatlama sağladığı gibi, ölçü kaçırıldığında pişmanlık ve kızgınlık duygularını da tetikler. Spor yapmaktan kaçan ve kilo almaya başlayan bir kadın, mutlaka konuyla ilgili kendini sorgulamalıdır. Söz konusu durum, kısa bir süre sonra kısır döngüye dönüşür ve kilolu olma gerçeğine daha fazla yemek yiyerek karşılık verilip, spor yapmaktan kaçınılabilir. Böylece kilolar baş edilemez hale gelebilir.

Antidepresan kullanımında dikkatli olunmalı
Depresyon sonucu kilo alan kadınlar, antidepresan kullanımı konusunda dikkatli olmalıdır. Böyle bir tedavinin sonucu yine kilo almak olabilir, bu antidepresanlardan kaçmak için bir neden değildir fakat fazla kilolarla baş etmek için kullanılacak bir yöntem de değildir. Depresyon nedeniyle ilaç kullanan kişilerin kilolarını sık sık takip etmeleri, eğer kontrolsüz bir kilo alma söz konusu ise derhal hekimleri ile görüşmeleri gerekir.

Hamilelik ve masa başı işleri risk grubunda yer alır
Kadınların kilo almaya en müsait oldukları dönem olarak bilinen gebelik dönemi ve sonrasında, vücutta kalan fazla kilolar için çaba gösterilmesi önemlidir. Eğer kilolardan kurtulmak için bir çaba harcamazsa ve gerçekleşen birden fazla doğum varsa, şişmanlık yaşam kalitesine büyük ölçüde zarar verir. Doğum dışında kadının hayatında oluşan çeşitli değişiklikler nedeniyle fiziksel aktivitelerinin azalması, örneğin bedensel olarak aktif olduğu bir işten masa başı bir işe geçmesi, iş bırakma veya emeklilik, araba kullanmaya başlamak gibi nedenlerle enerji tüketiminin azalması da kilo kontrolünde sorunlara yol açar. Yaşlılık, beslenme alışkanlığının ayaküstü yenen tost, sandviç, pizza gibi hazır yiyeceklerden oluşması şişmanlığa neden olan etkenler olarak karşımıza çıkar. Modern toplumlarda yaşama, evlilik, alkol tüketimindeki artış ve en önemlisi genetik özellikler de kilo almada etkilidir.

Depresyona karşı beslenme alışkanlıklarınızı düzenleyin
Beslenme tarzı, şişmanlık için büyük ölçüde belirleyicidir. Çok yağlı yemek türleri fazlaca tüketiliyorsa ya da özellikle sanayileşmekte olan ülkelerde tercih edilen hazır yemek türleri tüketiliyorsa, şişmanlık toplumsal bir sorun haline de gelebilir. Kilo sorunundan uzak durmak için beslenme tarzında yapılması önerilen değişiklikler şu şekildedir:

- Sabah kahvaltısı yapın. Öğün sayısını azaltmadan 3 öğün yemek yiyin, ara öğünlerle günlük öğün sayınızı artırın.
- Sebze ve meyve tüketimini artırın.
- Alkol tüketiminizi azaltın veya tamamen bırakın. Alkol, yüksek kalorisi nedeniyle gün boyu tatlı isteğinizi de artıracaktır.
- Çikolata, bisküvi gibi besin değeri düşük ama kalorisi yüksek besinler yerine taze veya kurutulmuş meyve yiyin.
- Yemeğinizi yavaş yavaş yiyin. Hızlı yemek yediğinizde, doyduğunuzu anladığınız zaman zaten gerektiğinde fazla yemişsinizdir.
- Hayvansal yağlardan kaçının. Tavukların derilerini, etlerin yağlı kısımlarını ayırın. Katı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı gibi bitkisel yağlar kullanın.
- Bol bol su için.
- Mümkünse her gün aynı saatte kalkın.
- Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız bir şey yemek istemeyecektir.
- Tatlı yemekten kaçının. Daha az tatlı tüketin.
- Tuz ve şeker kullanımınızı azaltın.

3 Temmuz 2014 Perşembe

Ramazana Uyum Sağlarken Kilo Verebilirsiniz!

Ramazan ayı boyunca sağlığınızı korurken kilo verebileceğinizi ve bunu çok büyük değişikliklere gerek kalmadan da yapabileceğinizi biliyor muydunuz?

Ramazan’a uyum sağlarken sağlığınızı koruyarak nasıl kilo verebileceğinizi Hisar Intercontinental Hospital Gastroenterohepatoloji ve Fitoterapi Uzmanı Dr. Hakan Güveli’den öğrendik…

Ramazana Uyum Sağlarken Kilo Verebilirsiniz!
Ramazan ayı sıcak yaz aylarına rastladı ve daha geç saatte bir iftar bizi bekliyor. Bu da beraberinde uzun süreli açlık ve susuzluğu getiriyor. Normalde karaciğerde ve kaslarda depolanan glukoz ilk olarak yıkılır, fakat açlık uzarsa yağ ana enerji kaynağı olarak kullanılır. Burada önemli bir ipucunu göz ardı etmemek gerekir. Doğru beslenme ve egzersizi Ramazan ayında birleştirirseniz hem oruç tutar, sağlıklı olur hem de kilo verebilirsiniz. Fakat tam tersine dengeli beslenmez ve az su tüketirseniz açlıkta yağ yıkılır ve zararlı sonuçlar olabilir. Dolayısı ile kilo probleminiz olmasa da doğru beslenmenin yanı sıra hafta da 3 kez tempolu yürüme, bisiklete binme, hafif koşma gibi kardiyo benzeri egzersizleri yapmanız doğru enerji yakımı ve zararlı madde oluşumlarını engellemek için gereklidir. Yeterli protein alınmazsa kas kitlesinde yıkım ve metabolik dengede bozulmalar olacaktır.

İftar ve Sahurda Nasıl Beslenmeli?
• Oruç büyük bir hazırlık gerektiren fiziksel ve manevi bir deneyimdir. Eğer fiziksel olarak kendinizi iyi hissetmiyorsanız ya da sağlık durumunuzdan emin değilseniz, oruca başlamadan önce hekiminizle konuşun. Sağlık durumunuzu ve varsa tedavinizi etkileyebilecek muhtemel değişiklikleri veya alternatifleri hekiminizle birlikte gözden geçirin.
• Mutlaka sahura kalkın. Ancak ağır yağlı ve karbonhidratlı beslenmeden kaçının. Özellikle glisemik indeksi düşük beslenerek kan şekeri yükselmelerinizi önleyebilir; daha uzun süre tokluk sağlayarak enerjinizi koruyabilirsiniz.
• Yedikten sonra yatınca sindirim sisteminde şikayetlerim artıyor, tansiyonum çıkıyor, çok uykusuz kalıyorum diyerek sahura kalkmadan oruç tutmayı düşünüyorsanız bundan hemen vazgeçin. Sahursuz tutulan oruç, vücutta susuzluğun artarak metabolik bozukluklar oluşmasına, kendinizi daha bitkin ve yorgun hissederek daha sık hastalanmanıza neden olur.
• Sahurda yağ ve şeker içeriği dengeli beslenmek, aralıklarla yeterli oranda su içmek ve yedikten hemen sonra değil bir süre sonra yatmak vücudumuzun dengesine yardımcı olur ve ertesi gün sosyal yaşam kalitesinde verime katkı sağlar.
• İftar Ramazan’da beslenmede en önemli öğündür. Ramazana özel geleneksel yemeklerden uzak durmayın ama beslenmenizi sağlıklı içerik ve pişirme yöntemleri (fırında ya da az su ile buharda) kullanarak sağlayın.
• İftar da mutlaka bir bardak su ve yanında birkaç atıştırma ile başlayıp ana yemek için 5-10 dakika bekleyin.
• Sofranızı tok tutucu, az kolesterol içerikli, glisemik indeksi düşük (Glisemik İndeks yenilen herhangi bir besinin kan şekerini yükseltme yeteneğidir), lifden zengin, az yağlı gıdalarla zenginleştirin.
• Zeytinyağlı veya etli pişmiş sebze yemekleri, sebze veya kuru baklagil çorbaları, bulgur veya kepekli pirinçten yapılmış pilav, kepekli makarna, fırınlanmış-ızgara veya buğulama balık, yağsız kırmızı et, derisiz tavuk veya balıketi, kabuklu meyveler, ceviz, fındık gibi sert kabuklu meyveler ve zeytinyağı ile hazırlanmış salatalar tüketin.
• İftardan sahura aralıklarla yeterli miktarda su tüketin. Unutmayın çay ve kahve suyun yerini tutmadığı gibi vücudunuza su kaybettirir.
• Az miktarda doğal meyve suyu iftar ya da sonrasında içebilirsiniz, sahurda ise ayran, soda, komposto ve hoşaf tercih edin.
• Meyve ve sebze ağırlıklı beslenmeye önem verin.
• Kepekli, yulaflı tahıl ürünleri ve lifli gıdaları tercih edin.
• Atıştırmaları mümkün olduğunca azaltın. Yemek üstüne meyve, kuruyemiş ve tatlı tüketmeyin.
• Mide de boşalmayı geciktirmeyen, asit salınımını ve reflüyü artırmayan, sindirimi ve emilimi kolay, çok gaz oluşturmayan ve direkt ya da hızlı metabolizmayı uyarmayan bir diyeti tercih edin.
• Yavaş ve iyi çiğneyerek yiyin. İftarda tam tokluk hissi olmadan sofradan kalkmalıdır. Mümkünse birkaç saat sonrasında egzersiz yapabilirsiniz.
• Büyük tabak kullanmayın, orta boy tabaklarda servis yapın.
• Yağlı, peynirli, kaşarlı, pastırmalı, kuşbaşı etli ve kıymalı börekler yerine sebzeli börekler tüketin.
• Hamurlu, kızartmalı ve ağır şerbetli tatlılardan kesinlikle uzak durun. Bunların yerine sütlü ya da yoğurtlu tatlılar tercih edin. Vitamin ve mineral destekli, tahıl gevreği ve meyveli tatlılardan küçük parçalar, taze meyveler tüketebilirsiniz.
• Yemek kültürümüzün önemli bir parçası olan komposto ve hoşafı sofranızdan eksik etmeyin. Zencefil, tarçın ve karanfil katılmış mevsim meyvelerinden ya da sağlık durumunuzu göz önünde bulundurarak kuru meyvelerden hoşaf ve komposto için.
• Aynı tabakta çok fazla besini karıştırmayın ve ölçünüz açlık ve göz hakkınız değil; yiyebildiğinizin biraz daha azı olsun.
• Ramazan ziyaretlerinde ziyafet sofrasından nasıl kaçayım diyenlerdenseniz, tamam kaçmayın ama ağır yağlı ve kızartmalı yemekler varsa az miktarda birini seçin.
• Ağır yemek üzerine ağır bir tatlı, birçok çay ve sonrasında meyve gibi çok zengin ama çok tehlikeli bir beslenme şeklinden uzak durun.
• Dengeli bir iftardan sonra akşam serin saatlerde mutlaka yemek sonrası kardiyo tarzında 20-30 dakika süreyle fiziksel aktivitelerinize devam edin.
• Teravih namazına gidecekseniz mutlaka ağır iftar yemeklerinden kaçının. Çünkü yapılan araştırmalar ağır bir iftar yemeği sonrasında teravih namazı kılanların acil servise daha çok başvurduklarını göstermektedir.

23 Haziran 2014 Pazartesi

Ramazan'da 2 Yerine 3 Öğün Yapın

Uzun ve sıcak günlerde tutulan oruç birbirinden lezzetli yemeklerle hazırlanan sahur ve iftar sofraları ile birleştiğinde Ramazan’da kilo almak ve sağlık problemleri ile karşılaşmak kaçınılmaz olabiliyor. Bu nedenle Ramazan ayında sağlıklı beslenme kurallarına iki kat özen gösterilmesi gerekiyor. Memorial Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Emine Yüzbaşıoğlu, oruç tutarken doğru beslenme hakkında bilgi verdi.

Geceden yemek yiyip yatmak mideye zarar veriyor
Oruç tutarken açlık süresinin artması nedeni ile iftar ve sahur olmak üzere 2 öğün yerine akşam saatlerinde bir öğün daha yapmak uygun olacaktır. Uykuya ara vermemek için iftarda yenilenle oruç tutmak veya yiyip yatmak yazın bu uzun günlerinde günün ilerleyen saatlerinde hipoglisemiye ( şeker düşüklüğüne ) bağlı olarak sağlık problemleri ortaya çıkmasına sebep olacaktır Bu nedenle kesinlikle sahur yapılmalıdır. İftarda hafif yemekler yiyerek sonrasında bir ara öğün yapmak gün boyu boş kalan midenin sindirim için zorlanmasına engel olacaktır. Ara öğün olarak da meyve galeta veya leblebi gibi karbonhidrat kaynağıyla 1 bardak süt veya yoğurt tüketimi uygundur.

Sahurda yenen yumurta tok tutuyor
Sahurda mideyi yormayan az yağlı bol protein içeren mönü tercih edilmelidir. Yüksek protein daha uzun tokluk hissi oluşturacağından orucun daha rahat tutulmasını sağlar. Haşlanmış 1 yumurta, az yağlı az tuzlu peynir çeşitleri, 1 bardak süt veya yoğurttan oluşan mönüye 3-4 dilim ekmek, susuzluğu önlemek açısından 1 porsiyon meyve ekleyerek güzel bir sahur mönüsü oluşturulabilir. Yumurta kullanarak yapılan az yağlı bir menemen veya yine yumurta kullanarak hazırlanan bir salata mönüdeki posa içeriğini artıracağından gün içinde yaşanabilecek kabızlık sorununu da ortadan kaldıracaktır.

Sofranızın ihtişamlı olmasından çok, sağlıklı yiyeceklerden oluşmasına özen gösterin
Gün boyu aç kaldıktan sonra hiç doyulmayacak düşüncesiyle hazırlanan sofralardan uzak durulmalıdır. Kızartma, börek, pilav, makarna ile şerbetli tatlılar Ramazan sofralarını süsleyerek kilo artışına neden olmaktadır. Kilo alımını ve mide rahatsızlıklarını önlemek için; ağır kızartma yemekleri yerine hafif zeytinyağlı veya etli sebze yemekleri tercih edilmelidir. Kırmızı et ve beyaz et dengeli olarak tüketilmeli, tek yönlü seçim yapılmamalıdır. Her yemeğin yanına yakıştırılan pilav veya makarna gibi yağ içeriği yüksek olan karbonhidrat grubu yerine ekmek ve Ramazan’ın olmazsa olmazı pide iftar mönüsü için daha uygundur. İftarda çorbayla yemeğe başlamak, sonrasında 10-15 dakika ara vermek ve daha sonra yemeğe devam etmek yemek sonunda yaşanacak şişkinliği ortadan kaldıracaktır. Ayrıca iftarda tüketilen salata günlük alınan posa miktarını olumlu yönde etkileyerek kabızlık sorununu da engelleyecektir. Uzun süre açlığa bağlı olarak oluşan hipoglisemiye bağlı olarak tatlı isteği diğer günlere oranla Ramazan’da daha fazla olmaktadır. Bu isteği karşılamak amacıyla şerbetli ağır tatlılar yerine, sütlü veya meyveli hafif tatlılara yer verilmelidir. Yemek sonrasında yenilen meyve veya iftarda önerilen hurma da tatlı isteğini kısmen azaltacaktır.

İçecek tercihinizi sudan yana kullanın
Normalde günlük su ihtiyacı 2-2,5 litredir. Uzun ve sıcak yaz günlerinde bu miktardan daha az su tüketimi başta böbrek rahatsızlıkları olmak üzere birçok sağlık problemini beraberinde getirecektir. Bunun yanında çok şekerli ve asitli içecekler yerine; komposto, ayran, taze sıkılmış meyve suyu gibi sağlıklı içecekler sıvı ihtiyacı karşılamak için tercih edilmelidir. Ancak sağlıklı da olsa bu içecekler asla suyun yerini almamalıdır.

16 Haziran 2014 Pazartesi

Tatilde Nasılsa Yüzüyorum Kilo Almam Demeyin

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte bütün bir yıl hayalini kurulan tatil planları da hayata geçmeye başladı. Pek çok kişi yaz tatili öncesi diyetlerle fazla kilolarından kurtuldu ancak işin önemli kısmı şimdi başlıyor. Tatilde birbirinden lezzetli yemeklere karşı koymak, sağlıklı beslenmek ve kilo almamak için bazı önlemler almak gerekiyor. 

Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Yeşim Çelik, tatilde sağlıklı beslenme hakkında bilgi verdi.

Açık büfelerin cazibesine kapılmayın
Son yıllarda büyük şehirlerde yaşayan ve dinlenmeye az zaman ayırabilen çalışan insanların tatil anlayışı "her şey dahil" hizmetlerin yer aldığı bir kavrama dönüştü. Ancak sınırlı da olsa bu tatil günleri bazen kilo konusunda sıkıntılara hatta sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta 1-2 dakikada yenilen kalorili bir yiyeceğin yakılması için 2 saatten uzun süre egzersiz yapılması gerektiğidir. Bu nedenle tatil döneminde nasıl olsa yüzüyorum diyerek besin alımını artırmak doğru bir davranış değildir.

Ballı reçelli kahvaltıdan uzak durmak gerekiyor
Kahvaltıda bal ve reçel gibi tatlı yiyecekleri tüketmemek gerekmektedir. Çünkü ilerleyen saatlerde kişi dondurma, meyve veya tatlı yemek isteyebilir. Tatlı için arkadaşlar ve aile ile ortak tabak hazırlanması önerilmektedir. Sadece tadımlık birkaç lokma alacak şekilde daha çok hafif tatlıları tercih etmeye çalışılmalı, sütlü tatlılar, dondurma, meyve salatası, dondurmalı içecekler, buzlu meyveli içecekler seçilerek şerbetli ve hamurlu tatlılardan kaçınılmalıdır. Tatlı yanında kaymak ve krema gibi yağlar tüketilmemelidir.

Baharatlar iştah açıyor
Uz. Dyt. Yeşim Çelik
Yemeklerle beraber en çok tüketilen besin ekmek olduğundan tatildeyken masada ekmek bulundurmamak veya 1-2 dilim tahıllı ekmeği tabağa almak yeterli olacaktır. Yemeklere konulan baharatlar tat değiştirerek iştah artışına neden olabilmektedir. Özellikle bol baharatlı ve acılı besinlerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Öğün atlamak bir sonraki öğünde aşırı besin tüketilmesine yani gereksiz kalori alımına neden olacaktır. Atlanan öğünden sonra tüketilen besinlerin çoğu yağ olarak vücutta depolanmaktadır.

Günde en az 2- 3 litre su için
Vücut suyunu dengede tutabilmek için günde en az 2-3 litre su içilmelidir. Her yemekten önce 1 bardak su tüketmeyi alışkanlık haline getirmek önemlidir. Yaz günlerinde serinletici alternatifler olan meyveli sodalar ve karışımlar serinlemeye yardımcı olacaktır.

Egzersize ara verilmemeli
“Tatil dinlenmek demektir” düşüncesi ile fiziksel aktivitelerden kaçınmamak önemlidir. Yazın yüzme, hafif yürüyüşler ve bisiklet binme gibi aktiviteler tatilde de formunuzu korumaya yarımcı olacaktır.

3 Haziran 2014 Salı

Hem Tatlı Hem Sağlıklı!

Yaz mevsimi başta olmak üzere, tüm mevsimlerde kimsenin vazgeçemediği tatlılardan biridir dondurma… Sütten üretilen dondurma, aynı zamanda sağlıklı tatlı seçeneklerinin başında geliyor.

Diyetisyen&Yaşam Koçu Gizem Şeber, dondurmanın yararlarını şöyle sıralıyor:

• Kaliteli protein kaynağıdır.
• A vitamini açısından zengindir.
• Riboflavin vitamini açısından zengindir.
• Kalsiyum ve fosfor minerallerini yüksek oranda içerir.
• Az miktarda D vitamini içerir.
• Birçok tatlıya nazaran kalori içeriği daha düşüktür.

Çocukların Gelişme Çağında Yardımcı

Büyüme ve gelişme çağında protein, kalsiyum ve fosfor kemik ve kas gelişimi açısından elzemdir. Dondurma, içeriği ile bu gereksinmenin karşılanmasında yardımcı olur. Özellikle süt tüketmeyi sevmeyen çocuklarda süt yerine tüketilmesi günlük besinsel ihtiyaçların karşılanmasına yardımcı olur.

Gebe Beslenmesinde Önemi

Gebelik döneminde; anne adayının kaliteli protein ve kalsiyum ihtiyacı artar. Anne bu gereksinmesini karşılayamazsa, bebek annenin depolarını kullanır ve doğum sonrası anne de kemik erimesi gibi sorunlar çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle gebelerin günlük 600 ml (3 bardak) süt ve süt ürünleri tüketmesi gerekir. Bu gereksinmenin bir kısmı dondurma ile karşılanabilir.

Yaşlılarda Kalsiyum İhtiyacını Karşılıyor

Kilo almakta güçlük çeken, çiğneme ve yutma güçlüğü olan yaşlılarda günlük kalsiyum ihtiyacının karşılanması açısından önemli bir kaynak olarak kullanılabilir.

Tedavi Alan Kanser Hastaları Kolay Tüketiyor

Kemoterapi alan hastalarda, kimi zaman kemoterapi tedavisinden hemen sonra yanma hissi ve iştahsızlık gözlenebilir. Buna paralel bulantı ve kusma şikâyetleri baş gösterebilir. Bu tür hastalarda, dondurmanın genellikle kolay tüketildiği ve bulantıya sebep olmadığı gözlenmiştir.

Zayıflamak İsteyenler Dondurma Tüketebilir mi?

Günlük beslenme programından 1 bardak süt ve 1 dilim ekmek eksilten kişi, diyet yaparken de günde 2 top dondurmayı ara öğün olarak tercih edebilir.

Şeker Hastaları Dondurma Yiyebilir mi?

Kan şekeri düzeyi kontrol altına alınmış ve obez olmayan şeker hastaları; diyetisyenlerinin önerisi doğrultusunda haftada 1-2 defa 1 top sade veya meyveli dondurma tüketebilir. Piyasada bulunan tatlandırıcı ile hazırlanmış şeker içermeyen dondurmalar da, günde 1-2 top ara öğün yerine tercih edilebilir.

Bilinçli Tüketim İçin...

• Gerçek sütten yapılmış dondurmalar tercih edilmelidir.
• Süt kreması veya kaymaktan yapılan dondurmalar, daha nadir tercih edilmelidir.
• Dondurma; süt ürünü olduğundan ötürü uygun koşullarda saklanmadığında zehirlenme riski yaratabilir. Bu nedenle; soğuk ve karanlık ortamda saklanmalıdır.
• Erimiş, eridikten sonra yeniden donmuş dondurmalar kesinlikle tüketilmemelidir.
• Paket dondurmalarda, üretim izni ve son kullanma tarihi kontrol edilmeden tüketilmemelidir.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Vücuttaki fazla yağ sperm düşmanı

Erkeklerde sperm üretimi ve kalitesi yaşa bağlı olarak her geçen yıl azalmakta. Bunun yanı sıra iş stresi, sağlıksız beslenme gibi faktörler de sperm kalitesini önemli ölçüde etkileyerek yeterli ve kaliteli sperm üretilmemesine sebep oluyor. 

Sperm sayısında ve kalitesinde belirgin azalmaya neden olan bir diğer faktör, erkeklerin spor yaparken kas gelişimi için kullandıkları destek ürünler. Anabolik steroidler olarak bilinen bu ürünleri kullanan erkeklerin normal yollarla çocuk sahibi olma oranlarında belirgin düşüş görüldüğü belirtiliyor.

Eurofertil Tüp Bebek Merkezi’nden üroloji uzmanı Dr. Alper Eroğlu, son 10 yıl içinde kısırlık oranlarının belirgin olarak arttığını, erkek faktörünün de bunda yüzde 40 - 50 oranında rol oynadığını vurguluyor. Dr. Alper Eroğlu, erkeklerde sperm üretimi ve sperm kalitesinin her geçen yıl daha da azalmasıyla birlikte yardımcı üreme yöntemlerinden faydalanarak çocuk sahibi olan çift sayısının da bununla orantılı olarak artış gösterdiğini belirtiyor. Sperm üretimi ve kalitesindeki kötüye gidişin altında bir çok faktörün rol oynadığını ifade eden Dr. Eroğlu şu bilgileri verdi:

“Vücut yağ oranımızın yüksek olması kan testosteron seviyesinde düşüşe neden olur. Çünkü testosteron hormonu yağ hücrelerinde aromatize olarak kadınlık hormonu olan östrojene dönüşebilmektedir. Düzenli olarak spor yapan erkeklerde kas kitlesinde artış ve yağ oranındaki azalmayla beraber kan testosteron seviyelerinde doğal yolla salgılanan testosteron hormonu artış gösterir. Ayrıca mutluluk hormonu olarak bilinen beta-endorfin ve dopamin hormonları spor yapmakla artar ve bu da kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar. Ancak ağır spor dallarıyla uğraşan erkeklerde (günde 13 kilometrenin üzerinde koşan maratoncular, halterciler, profesyonel sporcular vs.) testosteron hormonu düzeyi, sperm üretimi ve kalitesinde gözle görülür bir düşüş saptanmıştır. “

Dışarıdan testosteron takviyesi almayın!
Dr. Alper Eroğlu’na göre, testosteron hormonunun doğal olmayan yollarla vücuda dışarıdan alınması doğru değil. Bir çok spor dalında kullanılan an anabolik steroidler kan testosteron seviyelerinde normalin üstünde artışa neden oluyor ve başlangıçta cinsel fonksiyonlarda belirgin performans artışı gözleniyor. Ancak orta ve uzun vadede doğal yollarla vücudun salgılamış olduğu testosteron düzeyi normalin çok altına düşerek testis hacimleri zamanla azalıyor. Sperm üretimi ise bu durumdan çok daha ağır etkilenmekte olup bu ilaçların kesilmesinden ancak 4 - 6 ay sonra sperm üretimi başlıyor. Anabolik steroid kullanan erkek sporcuların sperm sayılarında ve sperm kalitelerinde belirgin bir azalma olduğu ve bu erkeklerin normal yollarla çocuk sahibi olma oranlarında belirgin düşüş görüldüğü belirtiliyor.

Sperm sayısını ve kalitesini artıran vitaminler
Zayıflamak için daha düşük kalorili beslenmek ve öğün sayısını azaltmanın en sık yapılan hatalardan olduğunu hatırlatan Dr. Alper Eroğlu, “Metabolizma hızını artırmak ve yağ yakımını hızlandırmak için gün içinde çalışma temponuza göre 4- 6 öğün tüketin, mutlaka dengeli beslenin” uyarısında bulunuyor.

Özellikle sperm üretimi için de gerekli olan ve vücudumuzda sentezlenmeyip dışarıdan besin olarak alınması gereken esansiyel aminoasitlerin uygun dozlarda alınmasının önemine de dikkat çeken Dr. Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Vitamin-mineral desteği ve bazı antioksidan ajanların kullanılması spor performansımızı artırmakla kalmaz; üreme kapasitemize de olumlu katkılar sağlar. Özellikle A, C, E, B12 vitaminleri, Ko-Enzim Q10, Asetil-L-Karnitin, likopen, folik asit, çinko ve selenyum içeren ürünlerin uygun dozlarda, uzun süre ve düzenli kullanımında sperm sayısı ve kalitesinde belirgin artışlar olduğu rapor edilmiştir. “

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Yaza hazır olmanız için 10 Altın öneri

Yaz geliyor... Baharın son günlerinde güneş iyice etkisini göstermeye başladı. Kış boyunca kıyafetlerimizin altına saklanan fazla kilolardan kurtulmak için henüz geç değil. 

Herbalife Türkiye Danışman Diyetisyeni Canan Aksoy, yaza hazır olmak ve daha sağlıklı bir görüntüye kavuşmak isteyenler için şu tavsiyelerde bulunuyor:

o İçeceklerden gelen kalorilere dikkat edin: ‘Çayıma sadece 1 tane küp şeker atıyorum’ diye düşünmeyin. Günde 4 tane küp şeker tüketiyorsanız yaklaşık 60 kalori alıyorsunuz demektir. Krema, yağla neredeyse eşit enerji taşır, bu nedenle kremalı kahvelerden kaçının. Ayrıca kahvelerin içine konan şurupların da şeker içerdiğini unutmayın. Meyve suları yüksek enerji içerirler ve glisemik indeksleri de yüksektir. Bu durumda ne içeceğiz sorusunun en doğru cevabı her zaman sudur. Sıcak veya soğuk bitki çayları ve tansiyon probleminiz yoksa maden suyu da önerilen içeceklerdir.

o Kahvaltı ve ikindi öğününe dikkat: Kahvaltı metabolizmanın çalışmaya başlamasını sağlayan öğündür. Uyandıktan sonra en kısa zamanda kahvaltı yapmanız önemlidir. Kahvaltı için vaktiniz yoksa öğün yerine geçen shakeler alternatifiniz olabilir. İkindi öğününde doğru beslenmek ise, akşam yemeğinde porsiyonlarınızı rahatça kontrol etmenizi sağlar ve yemekten sonra atıştırma yapmanızı önler.

o Yağdan ve tuzdan kaçının: 1 gram yağ yaklaşık 9 kaloridir. Yemeklerinizi mümkün olduğunca az yağla pişirin ve kızartmalardan kaçının. Salatanıza koyduğunuz zeytinyağını mutlaka ölçerek koyun. Dışarda yemek yediğinizde gerekenden çok daha fazla tuz aldığınızı unutmayın. Fazla tuz kilonuzu olduğundan yüksek gösterir. Tuzu vücuttan atmanın en kolay yolu da su içmektir. Günde 1,5 litre civarında su içmeye dikkat edin.

o İkramlardan ve ısrarlardan kaçının: Ofiste veya ziyaretlerinizde size ikram edilen her yemeği yemek zorunda değilsiniz. Özellikle ara öğünleriniz için ise ikramlardan uzak durun ve yanınızda sağlıklı ara öğün alternatifleri bulundurun. Örneğin protein barlar bu konuda size destek olabilecek lezzetli alternatiflerdir.

o Öğünlerinizde salata ve çorbaya yer verin: Yemek yemeye başlamamızdan yaklaşık 20 dakikadan sonra vücudumuz tokluk hissini algılamaya başlar. Bu sebeple yemeklerde çorba ve salata yemek yeme hızınızı düşürür ve midenizi doldurarak doygunluk hissi sağlar.

o Yemeklerinizde yoğurt ve süt ürünlerine yer verin: Süt ürünlerinin içinde bulunan kalsiyum yağa bağlanarak, yağın sindirilmeden atılmasını sağlar. Yağsız süt ürünleri doğal zayıflatıcılardır, ana ve ara öğünlerinizde yağsız süt-yoğurt-ayran-kefir gibi ürünlere yer verirseniz, bir miktar kalorinin vücudunuz tarafından kullanılmadan atılmasını sağlamış olursunuz.

o Günde 5–7 porsiyon sebze-meyve ve salata tüketmeye özen gösterin: Posa oranı yüksek bir diyetle sindirim sisteminiz daha rahat çalışacaktır. Sebzelerin enerjisi düşüktür ve salata doygunluk hissi sağlar; meyveler ise metabolizmamızın düzgün çalışması için gereken vitaminleri içerirler.

o Kafein tüketiminize dikkat edin: Günlük güvenilir kafein alımı 300 mg/gün’dür. Bu miktarın üzerinde kafein almak kalp hastalıkları riskini etkileyeceği gibi, sinir sisteminizi de olumsuz etkiler ve dolaşım sistemini etkilediği için selülit problemlerine yol açar. Bir kupa çayda 60 mg, bir kupa kahvede 80 mg kafein bulunduğunu unutmayın. Günlük kafein alımınızı bu çerçevede düzenlemeniz, selülitlerinizin azalmasına da yardımcı olur.

o Bugün zaten çok yedim, dikkat etsem de bu saatten sonra fark etmez demeyin: Zararın neresinden dönerseniz kardır. Gereğinden fazla enerji aldığınızı düşünüyorsanız, aldığınız fazla kaloriyi yakmak yine sizin elinizde. Asansör yerine merdiven kullanabilir ve öğle tatilinizde yürüyebilirsiniz.

o Mucize diyetlere inanmayın: Yeterli ve dengeli beslenmek, enerjisi makul miktarda azaltılmış size uygun beslenme stratejinizi belirlemek ve uygulamak elinizde.

Vücuda her mevsim ve her zaman iyi bakılması gerektiğini belirten Canan Aksoy, kahvaltı, öğle ve akşam yemeği alternatiflerini de şöyle sıralıyor:

Kahvaltı alternatifleri:
1- Tam buğday ekmeği + az yağlı peynir+ mevsim yeşillikleri + yeşil çay
2- Çavdarlı ekmek + otlu omlet + beyaz çay
4- Yoğurt veya sütle hazırlanmış shakeler
5- Kepekli simit + lor peyniri + domates+çay
6- Yarım yufka içine az haşlanmış yağsız semizotu veya ıspanakla yağsız gözleme
7-Hindi füme + 7 tahıllı ekmek + mevsim yeşillikleri

Öğle ve akşam yemeği alternatifleri
1. Yağsız ızgara edilmiş et, tavuk veya balık + salata + yağsız yoğurt/ayran/cacık
2. Nohut veya mercimekli mevsim salatası + ayran
3. Yağsız menemen + ekmek + mevsim salatası
4. Az yağla pişmiş sebze yemeği + salata + yoğurt
5. Tam buğday ekmeği+ hindi füme veya yağsız ton balığıyla sandviç
6. Sebzeli et veya tavuk sote (yağsız) + salata +tam buğday ekmeği
7. Soğuk ayran çorbası + etli, tavuklu veya balıklı bir salata
8. Domatesli yağsız makarna + salata + yoğurt
9. Izgara veya haşlama sebzelerle yapılmış bir salata + ayran
10. Yoğurt veya sütle hazırlanmış meyve ilavesiyle tatlandırılmış shakeler

LINE ile sevdiklerinize ücretsiz internet hediye edin!

Dünyanın önde gelen mobil platformu LINE, 50MB ücretsiz internet olanağı sağlayarak kullanıcılarının iletişim olanaklarını artırmalarına ve birbirleriyle dayanışmalarına katkıda bulunuyor.  Mesajlaşma, yüksek kalitede sesli ve görüntülü arama, sesli mesaj, fotoğraf ve lokasyon göndermeyi bir arada ve ücretsiz sunan LINE, kullanıcılarına 50 MB’lık interneti ücretsiz sunmakla kalmıyor, aynı zamanda  internet paketi kazananlara isterlerse bunu başkalarına hediye etme olanağı da yaratıyor.

Yalnızca LINE kullanıcılarına sunulan kampanyaya katılmak için çok basit ve eğlenceli bir yol bulunmuş:

Öncelikle telefonunuza LINE’ı indirmeniz gerekiyor:
http://line.me/tr/download

1) Etkinlik haftası olan 26 Mayıs - 1 Haziran tarihleri arasında LINE arkadaşlarınıza en az 3 farklı günde mesaj, sticker ya da fotoğraf gönderin.

2) Mesaj gönderdiğiniz her gün için 1 puan kazanacaksınız.

3) 3 puanı topladığınızda, ücretsiz 50 MB internet sizin olacak!

Gerekli puana ulaştıktan sonra LINE Türkiye resmi hesabı tarafından iki hafta içerisinde bilgi mesajı alacaksınız. Mesajda belirtilen alana internet paketinin yüklenmesini istediğiniz telefon numarasını girmeniz yeterli. İnternet paketi giriş yaptığınız anda geçerli olacak ve 24 saat boyunca kullanılabilecek. Bilgi mesajının size ulaşabilmesi için LINE Türkiye resmi hesabını arkadaşınız olarak eklediğinize emin olun. Bunun için; LINE’ın ana menüsünde yer alan Diğer/Daha Fazlası > Resmi Hesaplar bölümünü kullanabilirsiniz.

50 MB’lık internet paketi, Turkcell abonesi numaralar tarafından kullanılabiliyor.  “Ama benim hattım Turkcell değil” diyorsanız üzülmeyin, bilgi mesajıyla birlikte gelen formu doldururken arkadaşlarınız ya da sevdiklerinizin numarasını girerek kazandığınız internet paketini onlara hediye edebilirsiniz.

Ücretsiz internet paketinize hemen sahip olmak için LINE yükleyin! http://line.me/tr/download

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Kilo vermenin yolu yataktan geçiyor

Finli araştırmacılar, orta yaşlı insan üzerinde 7 yıl süren araştırma sonunda uykusuzluk problemi çeken bayanların kilo vermede güçlük çektiğini buldu. Eğer siz de bir gecede 5.5-6 saatin altında uyuyorsanız kilo vermede zorluk çekebilirsiniz.

Hem uykusuzluk çekiyor hem de kilo veremiyorsanız bu haber sizi doğrudan ilgilendiriyor.
Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, uyku ve kilo arasındaki bağı ve ne yapmamız gerektiğini sizler için kaleme aldı:

DAHA AZ UYKU, DAHA AZ YAĞ YAKIMINA YOL AÇAR
Almanya Lübeck üniversitesinin Nöroendokrinoloji Bölümü’nün gecede rutin 12 saat uyuyan bir grup erkek üzerinde yaptığı araştırmada, bir gece uykusuz bırakılan kişilere ertesi günün sabahında zengin bir kahvaltı yedirildi. Araştırmacılar bu grubun enerji tüketimlerini ölçtü (hiçbir şey yapmadan kalori harcama). Bu gruptaki erkeklerin enerji harcamaları iyi uyudukları gecelere nazaran % 5 daha az ve yemek sonrası % 20 daha az olduğu tespit edildi.

DAHA AZ UYKU DAHA FAZLA YEMEK YEMEK:
Amerikan Kalp Vakfı’nın 2011’deki çalışmalarına baktığımızda, geceleri sadece 4 saat uyku uyuyan bayanlar 9 saat uyku uyuyanlara göre ertesi gün ekstra 329 kalori, erkekler ise 263 kalori daha fazla alıyor. Yine aynı vakfın başka bir çalışmasında, 11 gönüllü bir uyku merkezinde 14 gün geçiriyorlar. İlk periyodda geceleri 5.5 saat, diğer periyodda ise 8.5 saat uyuyorlar. Uykusuzluk çekenler, aynı zamanda yüksek karbonhidratlı atıştırmalıkları seçiyorlar.

DAHA AZ UYKU VE DAHA FAZLA ACIKMA
Bu durum, uyku ve kilo verme arasındaki en büyük bağdır. Eğer günde en az aralıksız 7 saat uyku uyumuyorsanız bu başınıza gelen bir problem olacaktır. Yetersiz uyku ghrelin etkisini arttırır (yeme hormonudur). Kilo alma ve vermeye gelince bu hormon önemli bir rol oynar.

Ghrelin iştahınızı açar, yağ üretimini arttırır ve vücudunuzun büyümesini sağlar. Uykusuzluk aynı zamanda leptin hormonunun da salgılanmasına engel olur. Bu hormonun işlevi ise “Ben doydum, çatalı indir” anlamına gelir. Leptin hormonu geceleri fazla salgılanır. Vücudunuza uyurken “Yemek zorunda değilsin” diyen hormondur. Gündüz ise seviyesi düşer ve yemek yemeye, enerji almaya ihtiyacımız olur. Sonuç olarak yüksek leptin hormonu açlığımızı pas geçmemizi sağlar. Eğer uyku uyumazsanız, leptin seviyeniz dibe vurur.

DAHA AZ UYKU, VÜCUDUNUZDA DAHA FAZLA YAĞ TUTAR
Şikago Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar göre, 10 aşırı kilolu ama sağlıklı insan 14 gün balans diyetine girmesinin ardından 7.5 saat ve 5.15 saat uyudular. Her iki periyodda da denekler ortalama 2.99 kilo verdiler. Daha fazla uyuduklarında ise 1.4 kilo yağ kaybettiler. Daha az uyuduklarında ise yağ kaybı 0.5 kilogram oldu. Daha fazla uyuduklarında ise açlık hissetmediklerini söylediler. Yeterli uyuduklarında ghrelin seviyeleri aynı kalırken, 5 saat uyudukları gecelerde ise ghrelin seviyelerinin % 9 arttığı gözlendi.

Ghrelin aynı zamanda yağ tuttuğu için, araştırmacılar neden az uyuyan insanları daha fazla kilolu olduklarını açıklıyor.

DAHA AZ UYKU UYUMANIZ, YEMEK YEMEK İÇİN DAHA FAZLA ZAMAN DEMEKTİR
Bilimsel olarak kanıtlanmış olmasa da bazı uzmanlar yemekten 2 saat veya daha fazla sürede açlığınızı hissedebilirsiniz bu durumda buzdolabına yaklaşamadan yatağa gidin ve güzel bir uyku çekin önerisinde bulunuyor.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Belimi kaybettim hükümsüzdür!

Beğendiğiniz bikiniyi denerken aynaya baktığınızda belinizin nereye kaybolduğunu mu merak ediyorsunuz? Vücudunuzun yeniden doğal ve çekici kıvrımlarına kavuşmasını istiyorsunuz ama hiçbir diyet ve spor fayda vermiyor mu? 

Superplast Estetik Cerrahi Merkezi’nden Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Güner estetik teknolojilerinin ulaştığı son yeniliklerle belinize tekrar kavuşabilmenizi sağlayan yöntemler hakkında bilgi verdi.

Yaz yaklaşırken kadınlar kilo vermeye, vücut hatlarını biçimlendirmek için hızlı ve farklı yöntemler araştırmaya çoktan başladılar. 

Dış görünümünüzü iyileştirmek, bedeninizi tazeleyip yenilemek için en uygun mevsim de bahar aylarıdır. Hem psikolojik olarak daha motive edici, hem de hava koşulları açısından herhangi bir estetik işlem için en ideal zamandır. Üstelik artık elinizin altında en gelişmiş, en hızlı, en konforlu estetik teknolojiler bulunuyor. Aniden tatile, düğüne, davete gidecek olan, zevkle bikini ve kıyafet bakmak isteyenler için tek seansta vücut biçimlendirme ya da vakti olanlar için birkaç seansta tamamen cerrahisiz yöntemlerle çok başarılı ve kalıcı sonuçlar alınıyor.


Op. Dr. Hüseyin Güner az vakti olup bir an önce belinde incelme görmek isteyenler için Lazer Lipoliz yönteminden bahsetti: 


“Ufak bir kesiden girilen mikro kanüller aracılığıyla, sadece yağ hücrelerine odaklanarak birikmiş yağ kitlesini çözmeyi hedef alan Lazer Lipoliz yöntemiyle kişiye kaybettiği bel kıvrımını yeniden kazandırıyoruz. Seansı yaklaşık bir saat sürmektedir. Bu yöntemin avantajlı tarafı kliniğe yapılan tek bir ziyaretin hedeflenen kalıcı sonuç için yeterli olmasıdır. Uygulama sonrasında klinikte 2 saat istirahat gerekmekte, ardından kişi normal hayatına dönebilmektedir.”


Ancak eğer planladığınız tatilden önce en azından bir aylık bir süreniz varsa, seansı daha kısa süren, tek bir kesi dahi gerektirmeyen alternatif uygulamalar da bulunuyor. Non-invaziv (cerrahi olmayan) bu uygulamalar iyileşme süreci gerektirmeyen, hasta konforunun en yüksek olduğu yöntemlerdir. Uygulama sırasında kitap okunup, müzik dinlenebilir. Ertesinde klinikte herhangi bir istirahat gerektirmez. 


Op. Dr. Hüseyin Güner bu yöntemlerle ilgili şunları söyledi: “Biyolipoliz yönteminde yağ eriten mikro enjeksiyon uygulaması yapıyoruz. Bu karışımın içinde insan kanında ve karaciğerinde bulunan öz yağ yakıcı ajanlar vardır. Ardından 3 DEEP RF ile önceki uygulamanın yağ hücreleri üzerindeki çözücü etkisi arttırılır. İşlemi izleyen 2-3 gün içinde yağ hücreleri parçalanır ve yağ kitlesi yumuşar. Aynı hasta 2-4 gün sonra Ultrashape uygulaması için kliniğe bir ziyaret daha gerçekleştirir. 


Bu uygulamada, parçalanmak üzere olan tüm yağ dokusu parçalanıp eritilmiş olur. Bu paketin avantajı tamamen cerrahisiz ve rahat bir uygulama olmasıdır. Etkiler Lazer Lipoliz’de olduğu gibi kalıcıdır.”


7 Mayıs 2014 Çarşamba

Yaza formda girmenin formülü

Yaz aylarının yaklaşmasıyla diyet sezonu açıldı. Bu dönemde öncelikle yaza formda girmek uğruna uygulanan şok diyetlerden ve protein diyetlerinden uzak durmak gerekiyor. Çünkü bu diyetlerin faturası sağlığınıza kesiliyor. 

Sadece kilo vermeye değil sağlıklı kilo vermeye odaklanarak kalıcı bir şekilde zayıflamak ve yaza formda girmek ise hayal değil. Doygun’la Hayata Dair Projesi’nde Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar, yaza formda girmek isteyenler için aç kalmadan, sağlıklı zayıflamanın tüyolarını veriyor.

Bu yılın trendi az yemek değil, yeterli yemek
Doya doya zayıflamak için öncelikle işe vücudunuzun ne kadar kaloriye ihtiyacı olduğunu öğrenmekle başlayın. Formül basit; kilonuzu 24 ile çarpın, bulduğunuz rakamın 200 kalori üzerinden diyete başlayın. İneceğiniz en düşük kalori ise bu rakamın 200 kalori altı olsun.

Süt, yoğurt ve peyniri light tercih edin
Süt, yoğurt ve peynir grubu besinleri light tercih etmekte fayda var. Böylelikle her porsiyondan 45 kalori civarında tasarruf edebilirsiniz. Bu gruptan günde en az 4 porsiyon tüketmeniz gerekiyor. Light tercihleriniz ile günlük 180 kalorilik bir enerji tasarrufu yapmak mümkün. Bu öneri yaza kadar sizin 2,3 kilogram civarında kilo kaybetmenize yardımcı olacak.

Kahvaltı yapmadan evden çıkmayın!
Sabah kahvaltısı sizi en çok zayıflatan yıldız öğün. Kahvaltısız evden çıkmayın. En hızlı kahvaltı için 15 gram light fıstık ezmesi, 1 dilim çavdar ekmeği, 100 gram ananas ve 1 kutu light süt ile hazırlanmış yeşil kahveyi deneyebilirsiniz. Bu kahvaltıyı tercih ederek bu yazı hem hızlı hem formda geçirmeniz çok kolay.

Protein diyetlerinin mağduru olmayın
Proteinden zengin diyet listeleri ile kilo vermek çok kolay. Peki tekrar kilo kazanmanın da bu kadar kolay olacağını biliyor muydunuz? Diyet tarihinin en popüler diyetleri olan protein diyetlerinin mağduru olmayın!

Ekmeksiz diyet olmaz!
“Ekmeksiz diyet olmaz” bu cümleyi akıldan çıkarmamakta ve “ekmeği kes, kilo ver” diyet efsanesine kanmamakta fayda var. Sağlıklı kilo vermek ve verilen kiloları geri almamak için diyette ekmek yemek gerekiyor. İştahı kontrol etmek, tatlıya karşı zaafı azaltmak ve bel çevresindeki yağlanmadan çabuk kurtulmak için tam tahıllı ekmeklerden her öğünde 1-2 dilim tüketilmeli.

Öğle yemekleri için tam tahıllı ekmekle sandviçler hazırlayın
Yaza kadar öğle yemekleriniz için sağlıklı sandviç alternatifleri hazırlayabilirsiniz. Bu şekilde işte, evde ve okulda öğün atlamadan tüketebilecek sağlıklı, kolay ve en önemlisi formda bir alternatifiniz olacak. Tam tahıllı ekmek ile yapılacak sandviçin içerisinde yağsız peynir, hindi füme, ton balığı ve sebzeler olabilir.

Meyve porsiyonlarına dikkat!
Meyve, porsiyonuna dikkat edilmesi gereken bir besin. Günde 400 gramın üzerine çıkmamak ve bu porsiyonu da gün içerisinde 2-3 öğüne bölüştürmek gerekiyor.

Kendinize akşam 5’ten önce bir tatlı saati belirleyin
Öğleden sonra yapılacak 2 ara öğün ile akşam yemeğini daha hafif geçirebilirsiniz. Saat 15.00 ve 17.00’da yapılacak ara öğünlerle iştahınızda dikkate değer bir değişim yaşayabilirsiniz.

Diyetin en tatlı saati 15.00. 
Diyetinizde tatlıyı daha sağlıklı bir alternatife dönüştürebilir ve kendinize gün içerisinde bir tatlı saati belirleyebilirsiniz. Bu saat 17.00’dan daha geç olmamalı. Tüketilecek tatlının kalorisini 100-150 kalori civarında sınırlandırmaya ve 5-8 gram civarında yağ içeriğinin üzerine çıkmamaya özen göstermek gerekiyor. Şeker ilavesiz birçok diyet tatlı alternatifinden birini tercih edebilirsiniz. Tatlıya zaafınızı tarçın, vanilya gibi baharatlarla kontrol altına alabilirsiniz.

Kalıcı kilo kaybı için kişiye özel diyet programı uygulayın
Diyet, kişiye özel planlanmalı. Bu nedenle popüler diyet listelerini uygulamaktan vazgeçmekte fayda var. Kalıcı kilo kaybını ancak ve ancak size özel planlanan dengeli bir beslenme programı ile başarabilirsiniz.

Kara üzüm, çiğ badem ve ceviz ile ara öğün yapabilirsiniz
‘Ara öğün yapmak istiyorum ama zamanım yok’ diyorsanız 15 adet çekirdekli kara üzüm, 5 adet çiğ badem ve 2 tüm ceviz ile kendinize sağlıklı bir atıştırmalık paketini hazırlayabilirsiniz. Üstelik sadece 138 kalori.

Haftada 2 gün mutlaka balık yiyin
2014’ün en fit besini balık, en fit yağı balık yağı. Bu nedenle haftada 2 gün balık yemeğe özen gösterin. Balık tüketilmeyen günler gece yatmadan önce 1 tablet balık yağı (omega-3/krill oil) almak gerekiyor.

Probiyotik takviye alın
Düzenli çalışan bir sindirim sistemi, metabolizma hızına en çok katkıda bulunan sistem. Sindirim sisteminizi düzenlemeye yardımcı olması için probiyotik takviye alabilirsiniz.

Gülümseyin, zayıflayın
Diyet yaparken sık sık gülümsemek, hatta kahkaha atmak çok faydalı. Çünkü gülümsemek kalori harcatıyor, zayıflatıyor. Ayrıca vücudun stres yönetimine destek oluyor.

Günde 10 bin adım yürüyün, 2 litre su için
Hareket için mazeret bulmaktan vazgeçin. Açık havada günde 10 bin adım atarak kilolarınızla daha çabuk vedalaşabilirsiniz. Su içmek de zayıflamaya yardımcı oluyor. Bu nedenle günde 2 litre su içmeyi ihmal etmeyin.

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Muhafazakar Kadınların Derdi: Spor Salonuna Gidememek

Her kadın güzelliğine, vücuduna, saçına ve bedenine özen gösterir. Her kadın doğası gereği bakımlı olmak ister. Ancak, muhafazakar bir kadının güzelliğine ve dış görünümüne özen göstermesinin yolları çok daha kısıtlıdır.

Rujlarının rengi, saçları, kiloları ve selülitleri her kadının ortak derdidir. Fakat, muhafazakar bir kadın özellikle de selülit sorunlarına çözüm bulmak noktasında daha fazla zorluk çekebilir.

Kendileri için uygun spor salonu bulmak zor, halka açık yerlerde spor yapmak ise tercih etmedikleri bir seçenektir. İzmirli tekstil şirketi Sun Tekstil’in kozmetik giyim markası Pure Nature’ın ürünleri muhafazakar kadınların bu derdine çözüm niteliğinde.

Bakın Pure Nature ürün müdürü Tuğçe Uysal ürünlerinin toparlayıcı ve iyileştirici etkilerini nasıl anlatıyor.



Pure Nature Hangi Bölgelerde Etkilidir? | izlesene.com

Mikrokapsülasyon teknolojisi ile üretilen Pure Nature akıllı kozmetik giyim ürünlerinin her santimetrekaresinde, selüliti yok edici krem içeren yaklaşık iki milyon mikrokapsül bulunmaktadır. Ürünlerin içeriğinde bulunan kozmetik krem Fransa'da formüle edilip üretilmiş ve Pure Nature ürünlerinin dermotolojik testleri Paris Intertek Laboratuvarı'nda yapılmış. Pure Nature ürünleri içerisinde bulunan mikrokapsüller günlük hareketlerinizle kırılarak teninize nüfuz ediyor ve bu sayede kolaylıkla selülitlerinizden kurtulabiliyorsunuz. Ürünleri kıyafetinizin altından sıradan bir çamaşırmış gibi giyilebilir ve rahatlıkla gündelik hayatınıza devam edebilirsiniz

Ürünleri kullandığınız zaman 28 günde bir beden inceliyor ve selülit problemizden kurtuluyorsunuz. Etkisi ve sonuçları Dokuz Eylül Üniversitesi ve Ege Üniversitesi tarafından da onaylanmış.

Spor salonuna gitmeden, halka açık yerlerde spor yapmak, koşmak zorunda kalmadan ve en güzeli tüm bunlar için fazladan bir zaman ayırıp yorulmadan bir beden incelmek, şekillenmek ve selülitlerinizden kurtulmak için ürünleri incelemek isterseniz, www.purenature.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
-->

29 Nisan 2014 Salı

Şimdi Kilo Verme Zamanı!

Fazla kilolardan kurtularak yaza formda girebilmek için diyete başlamanın tam zamanı!

Yaza girerken kısa sürede kilo vermek ve daha ince görünebilmek için uygulanan yanlış diyetler, kiloların kısa zamanda geri alınmasına neden oluyor. Memorial Hizmet Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Aysu Aydın, kilo verirken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgiler verdi.

Düzenli Kahvaltı Yapmamak Kilo Alımına Neden Olur

Sabah kahvaltısı yapmadan güne başlayanlar içinde kilo vermek oldukça zordur. Çünkü metabolizma, uyandıktan sonra hemen kahvaltı yapınca hızlanmaya başlamaktadır. Aksi takdirde kahvaltı yapmadan öğle yemeğine kadar aç kalınırsa, yavaşlamış metabolizma hızına karşın artmış bir iştahla daha çok yemek kaçınılmaz olacağından kilo almak da beklenilen bir sonuçtur. Sabahın erken saatlerinde dengeli şekilde kahvaltı yapma alışkanlığı kişinin metabolizmasının hızlanmasını sağlayacağından, daha rahat kilo vermesine yardımcı olacaktır. Ne yenirse yensin mide 4 saat içerisinde boşalacağından, bir sonraki öğünde fazla yemeği engelleyebilmek için mutlaka 2-2,5 saatte bir beslenmekte fayda vardır. Kişi bu sayede daha az yediğini fark edecektir.

Yağ Fazlanızdan Kurtulmak İçin Günde 2-3 Litre Su İçin

Diyet aşamasında su tüketimi öne çıkan konulardan biridir. Günde 2-3 litre arası su tüketmek, vücut yağlarının atılmasını sağlamaktadır. Az su içildiğinde vücut ihtiyacını karşılayamayacağından içilen 1 bardak suyu bile tutar, ödem yapar, idrara çıkılmasını engeller, dolayısıyla kilo vermek de zorlaşır. İdrarın renginin sarı ve yoğun olması kişinin az su içtiği anlamına gelmektedir. Kilo verme sürecinde sabırlı olmak ve herkesin kilo verebileceğini unutmamak çok önemlidir. Beslenme programınızda yapılan düzenlemeyi diyet olarak görmemek, bunu yaşam biçimi haline getirmek gerekmektedir.

Küçük Kaçamaklara Dikkat!

Fındık, fıstık, çekirdek gibi kuruyemişler, salam, sosis, sucuk benzeri şarküteri ürünleri, bisküviler, kuru pastalar, kekler, yağ içeriği yüksek hazır gıdalar gibi kalorisi yüksek fakat hacmi küçük yiyecekler tüketmek kilo vermeyi engellemektedir. Örneğin 100 gram ay çekirdeğinde ortalama 600 kalori, 5 adet fındıkta ise 50 kalori bulunmaktadır. Tüketilen miktarların küçük olduğu düşünülse de bu yiyecekler kilo alımına yol açacaktır.

Ekmeği Hayatınızdan Çıkarmayın

Öğünlerde ekmek yememek de kilo vermeyi olumsuz yönde etkilemektedir. Eğer kişi ana öğününde esmer ekmek tüketmiyorsa, kan şekeri dengelenemeyecek; dolayısıyla 1 saat sonra çok acıkacak ve eline ne geçerse farkında olmadan tüketip fazla kalori almış olacaktır. Ancak esmer ekmeğin de kalorisinin olmadığını düşünmek doğru değildir. 1 ince dilim esmer ekmek ile 1 ince dilim beyaz ekmeğin kalorisi aynıdır. Esmer ekmek lif içerdiği için daha fazla tokluk hissi verecek, bu sayede daha az yiyerek doymanızı sağlayacaktır.

Sağlıklı Beslenme Programınızı Egzersizle Destekleyin

Metabolizmayı hızlandıran en temel faktör fiziksel aktivitenin artırılmasıdır. Yapılacak sporun türü kişiye göre değişebilir. Eğer kişilerin yürüyüş açısından herhangi bir sağlık sorunu yoksa haftada 2 ya da 3 gün 45 dakikalık orta tempolu yürüyüş yapmalarında fayda vardır. Günlük hayatlarında da yakın mesafelerde araba yerine yürüyüş tercih etmek, ev işleriyle uğraşmak, dans etmek gibi fiziksel aktivitelerini arttırıcı hareketlerde bulunmaları fazladan kalori yakılmasını sağlamaktadır.

21 Nisan 2014 Pazartesi

İnce bir bel ve gergin bir karnın sırrı Brezilya Tekniği...

Akıp giden zamanın insan vücudundaki olumsuz etkileri, hızlı kilo alıp verme ve doğum sonrası karında oluşan sarkmalar özellikle yaz hazırlıklarının yapılmaya başlandığı bu aylarda tüm kadınların ortak kâbusu. 

Peki, estetik cerrahi günümüzde bu tip durumlarda hangi yaklaşımı öneriyor? Karın bölgesindeki sarkma ve yağlanmadan kurtulmak mümkün mü? Konuyla ilgili merak edilenleri Estetik Plastik Cerrahi Derneği (EPCD) Başkanı Prof. Dr. Akın Yücel anlatıyor.

Gergin bir karın ve ince bir bel... Yaz için form tutma hazırlıklarının yapılmaya başlandığı şu günlerde tüm kadınların en büyük arzusu. Neyse ki, yağlanma, doğum ve sonrasında vücutta yaşanan deformasyon, hızlı kilo alıp verme gibi sebeplerle karın bölgesinde meydana gelen bozukluklardan artık kolayca kurtulmak mümkün.

Estetik cerrahinin son yıllarda tıp dünyasına kazandırdığı Brezilya Tekniği, normal karın germe operasyonlarından farklı olarak hastanın hem belinin inceltildiği hem de karnının gerilerek sıkılaştırıldığı bir uygulama olarak öne çıkıyor. Rektus kaslarının sıkılaştırıldığı operasyon gençliğin sembolü olan gergin bir karın ve ince bel hayalini gerçeğe dönüştürüyor. İyileşme sürelerinin çok daha hızlı olduğu yöntem tüm dünyada giderek daha fazla tercih ediliyor.

Peki, “Brezilya tekniği” ile normal “karın germe” arasında ne fark var? Cerrahi literatüre “Brezilya tekniği” olarak geçen uygulama hakkında bilgi veren Estetik Plastik Cerrahi Derneği (EPCD) Başkanı Prof. Dr. Akın Yücel; “Brezilya tekniğinde normal karın germe işlemlerinden farklı olarak hastanın gövde bölgesine yaygın liposuction yapılıyor. Böylelikle bel ve karın inceliyor. Alınan yağlar kalçanın üst tarafına uygulanarak kalça dolgunlaştırılıp yükseltiliyor” diyor.

Brezilya tekniğinde liposuction sonrası göbek altında yer alan fasya gibi derin dokuların korunduğunu anlatan Yücel, “Öncelikle liposuction ile tüm karın ve bel bölgesi şekillendiriliyor. Karın kaslarının birbirine dikilmesi ile karın duvarı sıkılaştırılırken, göbek altında sağlam bırakılan fasyanın gerilmesi ile belde ilave bir incelme sağlanıyor. Göbek altında bırakılan dokular sayesinde genç kadınların göbek altında bulunan ve ‘Aşk Yastığı’ olarak da tabir edilen hafif bombelik de korunmuş oluyor. Klasik karın germeden sonra görülen göbek altı çöküntüleri de bu yöntemde ortaya çıkmıyor. Yara iyileşmesi daha süratli olup, ödem daha hızlı geriliyor. 

Karın cildindeki uyuşukluk daha hızlı düzeliyor. Karın derisi normal karın germeye göre daha az kaldırıldığından kan dolaşımı ve yara iyileşme sorunu daha az yaşanıyor. Bu özellikle sigara içen hastalar için yöntemi daha güvenli kılıyor. Duyu kaybının da daha az yaşandığı bu operasyon pek çok hasta için güzelleşmede avantaj sağlıyor” dedi.

Bu işlemin aşırı kilosu olmayan, göbek altı ve üzerinde yağlanma ile cilt sarkması problemi olan ve karın duvarında gevşeme olan kişilerde uygulandığını anlatan Yücel, “Hamilelik ya da hızlı kilo alıp verme sonucu karın duvarı gevşemiş, karında yağlanma ve ciltte sarkma olan hastalar bu operasyon için uygundur. Genellikle 1 gece hastanede kalınır. İlk 1 hafta fazla dik yürümemesi, ilk 3 hafta korse kullanması önerilir. Sonra hasta normal yaşantısına döner” dedi.

Akın Yücel, ameliyat sonrası iyileşme sürecinin kolay olması nedeniyle ihtiyaç duyulan durumlarda bu tekniğe meme büyütme veya küçültme ameliyatlarının da eklenerek daha estetik bir görünüm kazanılabileceğini sözlerine ekledi.

11 Nisan 2014 Cuma

Baharı Zinde Geçirme Tüyoları!

Halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları ve uyuma isteği… Havaların ısınmasıyla yeniden tazelenen, yeşillenen doğaya inat, bu dönemde insan metabolizmasında oluşan değişiklikler yorgunluğu da beraberinde getiriyor. 

Hava değişimi nedeniyle organizmamız birden ısınıyor. Adaptasyonu sağlamak için de vücudumuzda adrenalin ve kortizol gibi bazı hormonların salınımı artıyor. Bahar aylarında vücudumuz, daha aktif olmamızı sağlayacak hormonlar salgılamasına karşın, eğer ortada vitamin eksikliği, beslenme bozukluğu varsa vücut buna aynı uyumu gösteremiyor ve yorgunluk hissi artıyor. Beslenmenin yetersiz olduğu, düzensiz uyku, kansızlık gibi durumlarda bu hormonların adaptasyonu yetersiz kalıyor ve bahar yorgunluğu ortaya çıkıyor. Bahar yorgunluğu ile baş etmenin öncelikli yolu ise bilinçli beslenmekten geçiyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Olcay Barış baharı zinde geçirmeniz için beslenmemizde dikkat etmemiz gereken noktaları anlattı.

Bu Öneriler Vücudunuzu Canlandıracak!

1. Güne mutlaka kahvaltı ile başlayın
Sabah kahvaltısı bahar mevsiminde çok daha önemli bir hale geliyor. Güçlü bir kahvaltı hem zindelik hem de mutluluk veriyor. Yağlı, ağır bir kahvaltıdan kaçınarak sofranızda mevsim sebze ve meyvelerine bolca yer verin. Özellikle içerdiği C vitamini açısından zengin olan kırmızı biber ve tüm yeşillikleri kahvaltı tabağınızda bulundurun.

2. Su içmek için susamayı beklemeyin!
İlkbaharda günlük tüketilen su miktarını biraz arttırmak, vücut direncinin sağlanması ve toksinlerin atılması için oldukça faydalı. Bu yüzden günde en az 2-2.5 litre su içmeyi ihmal etmeyin. Tuz alımını azaltmak da ödemin azalması için oldukça önemli. Bunun için çeşni ve baharatlarla beraber limon ve sirkeyi kullanabilirsiniz.

3. Kuruyemişlerle ara öğünlerinizi renklendirin!
Özellikle fındık, badem ve ceviz içerdikleri E vitamini, lif, magnezyum ve omega-3 yağ asitleri nedeniyle yorgunluğun düşmanı olan besinler. Günde 10 fındık veya 6-8 adet badem ya da 2 adet ceviz tüketmek, baharı enerjik geçirmeniz için gerekiyor. Ancak yüksek enerjileri nedeniyle bu besinleri daha fazla tüketmeyin.

4. Koyu yeşil yapraklı sebzeleri gün içinde mutlaka tüketin!
Potasyum ve folik asit açısından zengin olan koyu yeşil yapraklı sebzeler yorgunluğu önleyip, baharı enerjik geçirmenize yardımcı oluyor. Her öğünde mutlaka koyu yeşil yapraklı sebzelere yer vermeyi ihmal etmeyin.

5. Tam tahıllar her öğünde bulunmalı!
Tam buğday, çavdar ve yulaf gibi tam tahıl ürünlerini zengin lif içerikleri, kan şekerini düzenlemeleri ve yüksek oranda B vitamini içermeleri nedeniyle baharda en yakın dostunuz olması gereken besinlerden. Her öğünde sofranızda tam tahılları besinlerin olmasına özen gösterin.

6. Yemeklere acı kırmızıbiber serpin
Acı kırmızıbiberin içindeki 'capsacin' adlı madde damakta endorfin salgılamasını sağlıyor. Malum, endorfin hormonu da insana mutluluk veriyor.

7. Tatlılara el sürmeyin
Pasta, kek ve bisküvi gibi besinleri mümkün olduğunca tüketmeyin. Bu ürünlerde bolca bulunan basit şeker, kan şekeri seviyenizin birden yükselmesine yol açıyor. Ardından kan şekeriniz yükseldiği gibi hızla da düşüyor. Pankreas da bunun sonucunda yüksek dozda insülin salgılayarak kendinizi iyice bitkin hissetmenize neden oluyor.

8. Antioksidanlarla bağışıklık sisteminizi güçlendirin!
C vitamini - Günlük bir adet orta boy kivi C vitamini gereksinimini karşılıyor.
Limon, portakal, çilek, greyfurt, kivi, dolmalık biber, enginar, brokoli, fasulye, maydanoz, ahududu ve kuşburnunda var. Serbest radikallere karşı savunma mekanizmasını geliştiriyor.
E vitamini - Günlük 1 avuç fındık E vitamini ihtiyacının büyük çoğunu karşılıyor.
Ayçiçek yağı, zeytinyağı, fındık, badem, soya, ceviz ve fıstık türlerinde bulunuyor. Hem erkekte hem de kadında kalp krizi riskini azaltıyor, birçok kanser türüne karşı da vücudumuzu koruyor.
A vitamini - Günlük 1 adet havuç A vitamini ihtiyacını karşılıyor. Havuç, ıspanak, kabak, marul, brokoli, karaciğer ve domateste bulunuyor. Bağışıklık sistemi hücrelerinin sayısında önemli derecede artış sağlıyor.

9. Bitki çaylarını ihmal etmeyin!
Aşağıda yer alan bitki çaylarından günde bir fincan içmeniz, bahar yorgunluğunu atlatmanıza yardımcı olacaktır.
Ekinezya; A, C ve E vitaminleri bağışıklık sistemini güçlendirerek vücut direncini artırıyor.
Kuşburnu: A, B1, B2, C, E ve K vitaminlerinin yanı sıra mineraller, özellikle fosfor ve potasyum bakımından zengin. Etkin bir kan temizleyici, bağırsak yumuşatıcı olan kuşburnu C vitamini zenginliğinden ötürü vücudun gelişmesini düzenliyor ve bahar yorgunluğuna bire bir geliyor.
Adaçayı; Güçlü antioksidan özelliğinin yanı sıra A, B ve C vitaminleri içeriyor. Özellikle dolaşım, sindirim sistemi ve hafıza üzerinde olumlu etkileri var. Adaçayı bahar aylarında etkili olan yorgunlukla baş edebilmek için birebir.

10.Bunları Mutlaka Yapın!
• Sabah kalkar kalkmaz ve yatmadan önce odanızı mutlaka havalandırın.
• Güne ılık bir duş ile başlayın.
• Güneş ışığından faydalanmak için her gün en az 1 saat açık havada aktivite yapın.
• Günde en az 7-8 saat uyumayı alışkanlık haline getirin.
• Düzenli olarak spor yapın. Bu mümkün değilse, her gün en az 30 dakika yürümeyi alışkanlık haline getirin.

9 Nisan 2014 Çarşamba

Spor Salonu Sezonunda Beslenme

Yaz mevsimi yaklaştıkça kilo verme telaşı artıyor ve birçok kişi soluğu spor salonlarında alıyor. Fakat sağlıklı bir zayıflama için spor kadar beslenme stili de önem taşıyor ve spordan alacağınız verimi beslenme tarzınız birebir etkiliyor. Çünkü spor türlerine göre beslenme planınızda değişiklikler olması gerekiyor. 

İşte Diyetisyen & Yaşam Koçu Gizem Şeber’den spor yapanlara ve özellikle Pilates severler için beslenme önerileri…

HERKES İÇİN TEMEL İLKELER
• Spor yaptığınız günlerde yeterli miktarda karbonhidrat ve protein almaya özen gösterin. Yetersiz beslenmeniz, kas kitlenizden kayıplara yol açabilir.
• Spor yaptığınız sürede, yeterli sıvı aldığınızdan emin olun. Ter ile oluşan sıvı kaybını spor esnasında ve sonrasında hemen karşılamanız gerekir.
• Spordan yaklaşık 1 saat önce yemek yemeyi kesin. Sporda hareket etmenizi zorlaştırır. Ayrıca mide krampları yaşamanıza sebep olabilir.
• Spordan hemen önce süt veya ayran tüketmek, sindirim sistemi problemlerine neden olarak sporu yarıda bırakmanıza yol açabilir. Bu nedenle süt ürünlerini sporun hemen öncesinde tüketmemeye çalışın.

SPORCUNUN BESİNSEL İHTİYAÇLARINI HANGİ FAKTÖRLER BELİRLER?
Yaş, cinsiyet, sağlık durumu ve metabolizma hızı dışında;
• Sporun süresi
• Sporun türü
• Spor yapma sıklığı
• Sporun şiddeti
• Kişinin ne kadar süredir spor yaptığı gibi faktörler hem spor yapılan sürede harcanan kalori miktarını etkiler, hem de bu sürede vücuttan enerji üretmek için kullanılan yakıtı etkiler.

EGZERSİZ ÖNCESİ NE ZAMAN YEMELİ, NE YEMELİ?
Egzersizden maksimum fayda sağlamak için, 3-4 saat öncesinde bir ana öğün; 1-2 saat öncesinde de bir ara öğün tüketmek gerekir.

Ana öğün için örnekler;
• Meyveli süt ve tost
• Peynirli fırında patates ve süt
• Süt ve müsli
• Tavuklu sandviç ve ayran
• Süt ve muz
• Yoğurt ve meyve salatası
• Yağsız makarna ve yoğurt
Ara öğün için örnekler;
• Tahıl barlar
• Protein barlar
• Meyveli yoğurtlar

SPOR ÖNCESİ KAFEİN
Spordan 30 dakika önce içilen bir kupa kahvenin, kafein nedeni ile yağ yakımına yardımcı olacağına dair bilimsel çalışmalar vardır. İçtiğiniz kahvenin kremasız olmasına dikkat edin. Sütsüz kahve içemeyenler light süt ilave edebilir.

SPOR SONRASI LİGHT SÜT ÜRÜNLERİ
Spordan sonra ilk 30-60 dakika içerisinde tüketilen light süt veya yoğurdun, spor sonrası yağ yakımına destek olduğu ve kas yapımına yardımcı olduğu biliniyor.

VİTAMİN GEREKLİ Mİ?
Egzersiz vücudumuzda serbest radikallerin oluşmasına sebep olduğu için, spor yapanların yaşamında C vitamininin ayrı bir önemi var. Fakat sebze ve meyveden zengin beslenenlerin ek desteğe ihtiyacı yok. Eğer meyve ve sebze tüketiminiz yeterli değil ise doktorunuza danışarak C vitamini desteği veya multivitamin kullanabilirsiniz.

KARNİTİN KONUSUNA NASIL YAKLAŞILMALI?
Karnitinin yağ yakımı üzerinde olumlu etkisi olduğu biliniyor. Bir çeşit besin desteği olarak, hem tablet hem de sıvı formu piyasada rahatlıkla bulunabilir. Ancak karnitin kullanımı konusunda birçok olumlu ve olumsuz sonuç veren bilimsel araştırma var. Bu nedenle kullanımı konusunda dikkatli davranmak gerekiyor. Bu tür ürünler her ne kadar spor salonlarında herkese satılıyor olsa da, doktora danışmadan kullanılmaması gerekli.
Sıvı karnitinler, tablet karnitin desteklerine göre daha hızlı etki gösteriyor.

ESKİMEYECEK BİR SPOR: PİLATES
PİLATES YAPANLAR NASIL BESLENMELİ?
- Pilates, tok karna yapılmamalıdır. Pilatese uzun zaman aç kalmış olarak başlamakta sakıncalıdır. Hareketlerin rahat yapılması, kramp oluşmaması ve kan şekeri dengesi açısından en uygun olanı pilates yapmaya başlamadan 1-1,5 saat öncesinden bir öğün tüketmektir.
- Pilates yapılan süre boyunca birden yüksek miktarlarda su içilmemelidir. Susadıkça yudum yudum oda sıcaklığında su tüketilmelidir.
- Pilates öncesi, karbonhidrat ve proteinden zengin dengeli bir menü tüketilmelidir. Karbonhidrat olarak beyaz şeker, beyaz un, pirinç gibi kan şekerini hızlı yükselten karbonhidratlar tüketilmemelidir. Bunların yerine çavdar, tam buğday ve yulaf ekmekleri veya bulgur pilavı tercih edilebilir. Protein açısından zengin olan et, tavuk veya balığın ise az yağlı olanları ızgara da pişirilmiş olarak tercih edilebilir ya da et, tavuk ve balık yerine peynir ve yumurta tercih edilebilir.
- Pilates; yüzme, koşu, yürüyüş, tenis gibi yüksek oranda kalori yakmayı sağlayan sporlardan değildir. Enerji yakmaktan çok vücut kaslarının çalıştırılmasını ve güçlenmesini amaçlar. Bu nedenle pilates yapanların çok yüksek kalori almaları uygun değildir, kilo almalarına yol açabilir. Kilolarını korumak isteyen pilates severlerin yeterli ve dengeli beslenmesi, kilo vermek isteyen pilates severlerin ise diyetisyen tarafından kişiye özel hazırlanmış bir zayıflama beslenme programı uygulaması uygundur.
- Pilates yapanlar günlük yaşantılarında dengeli beslenmeye özen göstermelidir. Dört ana besin grubu olan süt ve süt ürünleri, et, tavuk ve balık gibi proteinden zengin besinler, sebze-meyveler ve tam tahıl ürünleri beslenme planlarında yeterli miktarda ve dengeli bir şekilde yer almalıdır.
- Yapılan bilimsel araştırmalarda, kasları güçlendiren egzersizlerin sonrasında yağsız süt tüketiminin kas kitlesinin artmasında yardımcı olduğu belirlenmiştir. Pilateste kas güçlendirmeyi amaçlayan bir egzersiz çeşididir.
- Zayıflamak isteyen Pilates severler de iki beslenmelerinde 2 faktöre dikkat etmelidir. İlki, düzenli kalsiyum minerali alımıdır. Kalsiyum mineralinin yetersiz alınması kilo verme sürecini yavaşlatır. Bu nedenle günde 2 su bardağı az yağlı/yağsız süt veya yoğurt tüketilmesi önerilir. İkinci faktör ise omega-3 yağ asitlerinin düzenli alınmasıdır. Bunun içinde haftada 2-3 kez balık tüketmek gereklidir.

3 Nisan 2014 Perşembe

Akşam yemek saatine dikkat edin

Havaların yavaş yavaş ısınmasıyla birlikte herkesi bir diyet telaşı sardı. Kışın alınan kilolardan artık kurtulma vakti! Peki, bunu yaparken nelere dikkat etmeliyiz? İşte Diyetisyen Fevzi Özgönül’den bahar aylarında zayıflamanın 5 püf noktası…

Yavaş yiyin

Yavaş yemek, yediklerinizi çok çiğnemek, sindirim sisteminizin rahatlamasına yardımcı olur. Bağırsaklarınızın çok fazla asit ve enzim üretmesine gerek kalmadan, yediklerinizin sindirilmesini sağlar.

Ne yediğinize dikkat edin

Kaliteli yemekler yiyerek, bedeninizin vücudunuzda tadilat yapmasına yardımcı olun. Sabah kahvaltınızı ve öğle yemeğinizi hiç atlamadan, vücudunuza ihtiyacı olan besin maddelerini verin.

Yürüyüş yapın

Yürüyüşü kalori harcamak adına değil, gündüz yediklerinizi sindirmek adına, mümkün olduğunca akşam yapmaya çalışın. Akşam yapılan yürüyüş, gündüz yediklerinizin sindirilmesine yardımcı olur.

Akşam yemek saatine dikkat edin

Eğer sabah kahvaltınızı ve öğle yemeğinizi atlamayıp kaliteli yemekler ile beslendiyseniz, akşam hafif yemekler yiyerek de doyabilirsiniz. İyice acıkınca, saat kaçta acıkırsanız acıkın, o saatte hafif bir sebze yemeği veya çorba için. İyice acıkmadan yerseniz gündüz yediklerinizin sindirimini durdurursunuz, böylece ilerleyen saatlerde daha çok acıkırsınız.

Kuruyemiş tüketin

Yemeklerle ekmek tüketmek yerine, kuruyemiş tüketin (Çiğ fındık, badem ve ceviz). Yemeklerle birlikte kuruyemiş tükettiğinizde, ekmeğe ihtiyacınız kalmadığını anlayacaksınız.

31 Mart 2014 Pazartesi

Fazla Kilo Depresyon Sebebi!

Siz de; “Şişmanım ama mutluyum”, “Ben böyle de güzelim”, “Şişman değilim balık etliyim”... gibi cümlelerle kendinizi kandırıyor olabilir misiniz? Çünkü uzmanlara göre bu sözler gerçeği yansıtmadığı gibi, fazla kilolu olmak da depresyonu tetikliyor...

Beslenmedeki yanlış alışkanlıklar, yaşanan iş stresi ve benzer birçok problem ile kilo alımı hızlı olarak gerçekleşebilir. Alınan kilolar ise fiziki ve ruhsal birçok probleme yol açabiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, kilolu olup da “ben kendimle barışığım” diyenlerin çoğunun gerçeği yansıtmadığını ifade ediyor ve ekliyor: "Aslında kilo, başlı başına yoğun bir anksiyete nedenidir.” Kilo almanın depresyona neden olabileceği gibi depresyonda olmanın da kilo almayı beraberinde getirebileceğini belirten Yavuz, kilo almanın muhtemelen artan stres veya duygusal bir aksaklık sonucu ortaya çıkacağını belirtiyor.

Kilo Almaya Başlarsanız Kendinizi Sorgulayın

Dr. Yavuz, yemek yemenin birçok kadın için hem rahatlama hem de kızgınlık kaynağı olabileceğini, spor yapmaktan kaçan ve kilo almaya başlayan bir kadının mutlaka kendini sorgulaması gerektiğini söylüyor. Dr. Mehmet Yavuz, bu durumun kısa bir süre sonra kısır döngüye dönüşeceğini ve kilolu olma gerçeğine daha fazla yemek yiyerek karşılık verip spor yapmaktan kaçınarak kiloların alıp başını gidebileceğini vurguluyor. Depresyon sonucu kilo alan bayanların antidepresan konusunda dikkatli olmaları gerektiğini de vurgulayan Dr. Yavuz, “Böyle bir tedavinin sonucu yine kilo almak olabilir, bu antidepresanlardan kaçmak için bir neden değildir fakat fazla kilolarla baş etmek için kullanılacak bir yöntem de değildir” açıklamasını yapıyor. Dr. Yavuz, depresyon nedeniyle ilaç kullanan kişilerin kilolarını sık sık takip etmeleri, eğer kontrolsüz bir kilo alma söz konusu ise derhal hekimleri ile görüşmeleri gerektiğini özellikle vurguluyor.

Hamilelik Geçirenler ve Masa Başı Çalışanlar Risk Altında

Dr. Mehmet Yavuz, kadınların kilo almaya en müsait oldukları dönem olarak bilinen gebelik dönemi ve sonrasında vücutta kalan fazla kiloları atmak için bir çaba harcanmıyorsa ve gerçekleşen birden fazla doğum varsa yine şişman adayı bir kadınla karşı karşıya kalırız açıklamasında bulunuyor. Doğum dışında kadının hayatında oluşan çeşitli değişiklikler nedeniyle fiziksel aktivitelerinin azalması, örneğin bedensel olarak aktif olduğu bir işten masa başı bir işe geçmesi, iş bırakma veya emeklilik, araba kullanmaya başlamak gibi nedenlerle enerji tüketiminin azalmasının da kilo kontrolünde sorunlara yol açtığını belirtiyor. Dr. Yavuz, şişmanlığın artışına neden olan etkenler arasında yaşlılık, beslenme alışkanlığının ayaküstü yenen tost, sandviç, pizza gibi hazır yiyeceklere kaymasının da bulunduğunu sözlerine eklerken sanayileşmiş bir toplumda yaşamanın, evliliğin, alkol tüketimindeki artışın ve en önemlisi genetik özelliklerin de kilo almada etkili olduğunun altını çiziyor.

Depresyondan Kurtulmak İçin Beslenmenizi Değiştirin

Toplum olarak beslenme tarzının özelliklerinin de şişmanlık için belirleyici olduğunu vurgulayan Dr. Yavuz, çok yağlı yemek türleri fazlaca tüketiliyorsa ya da özellikle sanayileşmekte olan ülkelerde tercih edilen hazır yemek türleri tüketiliyorsa şişmanlığın toplumsal bir sorun haline gelebileceğini belirtiyor.

Kilo Vermek İçin Tüyolar!

• Sabah kahvaltısı yapın. Öğün sayısını azaltmadan 3 öğün yemek yiyin, hatta ara öğünlerle günlük öğün sayınızı arttırın.

• Sebze ve meyve tüketimini artırın.

• Alkol tüketiminizi azaltın veya tamamen bırakın. Alkol, yüksek kalorisi nedeniyle gün boyu tatlı isteğinizi de artıracaktır.

• Çikolata, bisküvi gibi besin değeri düşük ama kalorisi yüksek besinler yerine taze veya kurutulmuş meyve yiyin.

• Yemeğinizi yavaş yavaş yiyin. Hızlı yemek yediğinizde, doyduğunuzu anladığınız zaman zaten gerektiğinde fazla yemişsinizdir.

• Hayvansal yağlardan kaçının. Tavukların derilerini, etlerin yağlı kısımlarını ayırın.
Katı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı gibi bitkisel yağlar kullanın.

• Bol bol su için.

• Mümkünse her gün aynı saatte kalkın.

• Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız bir şey yemek istemeyecektir.

• Tatlı yemekten kaçının. Daha az tatlı tüketin.

• Tuz ve şeker kullanımınızı azaltın.